Tanklar
Ürünler
Su Arıtma Basınç Tankı — 40 Litre
Su Arıtma Basınç Tankı — 80 Litre
Su Arıtma Cihazı Basınç Tankı — 12 Litre
Su Arıtma Cihazı Basınç Tankı — 8 Litre
Arıtılmış suyu hava yastığı yardımıyla basınçlı depolayan tanklar; 8 litreden 80 litreye.
Ters ozmoz membranı suyu hızlı üretmez; damla damla çalışır. Musluğu açtığınızda bardağın bir anda dolması, membranın o an ürettiği sudan değil, daha önce biriktirilmiş sudan gelir. Bu biriktirme işini basınçlı su arıtma tankı yapar. Tank, içindeki sıkışmış hava yastığı sayesinde depoladığı suyu elektrik ya da pompa olmadan, yalnızca kendi basıncıyla musluğa iter.
Bu kategoride iki ayrı iş yapan ürün bir arada bulunur ve karıştırılmaları sık görülür. Birincisi basınçlı depolama tankıdır: tezgah altı ve ticari arıtma cihazlarının arkasındaki 8, 12, 40 ve 80 litrelik gövdeler. İkincisi FRP gövde tankıdır: kum, karbon ya da yumuşatma reçinesinin içine doldurulduğu, suyu depolamayan, filtre yatağını taşıyan basınç gövdesi. Biri suyu saklar, diğeri suyu arıtan malzemeyi barındırır.
Tanklar yedek parça grubundadır. Eskiyen bir tankın yerine yenisi takıldığında cihazın tamamı değişmez; çoğu zaman az su veren, sık çalışan ya da musluktan hava üfleyen bir sistemin tek sorunu budur. Aşağıda tankın fiziği, ön hava basıncının neden her şeyi belirlediği, hangi hacmin nereye uyduğu ve arızanın nasıl anlaşıldığı sırayla anlatılıyor.
Su arıtma tankı nasıl çalışır?
Basınçlı tankın gövdesi tek bir boşluk değildir. İçeride esnek bir diyafram vardır ve hacmi ikiye böler: bir tarafta arıtılmış su, diğer tarafta kapalı bir hava hacmi. Su ile hava birbirine temas etmez; aralarındaki kauçuk zar hem sızdırmazlığı sağlar hem de itme kuvvetini aktarır.
Tank fabrikadan boş gelmez. Hava tarafına önceden bir basınç doldurulur; buna ön hava basıncı denir. Tezgah altı arıtma tanklarında bu değer boş tankta 0,5-0,7 bar aralığındadır. Membran su üretmeye başladığında su, diyaframı hava tarafına doğru iter. Hava sıkışırken basıncı yükselir. Kapalı bir gazın basıncı ile hacmi ters orantılıdır: hava hacmi yarıya indiğinde basınç yaklaşık iki katına çıkar. Tankın dolarken giderek sertleşmesi ve boşalırken zayıflaması bu ilişkinin doğrudan sonucudur.
Bu yükselen basınç sistemin dur-kalk düzenini de yönetir. Tank içindeki basınç, membrana giren suyun basıncına yeterince yaklaştığında üretim kendiliğinden anlamsız hâle gelir; devredeki otomatik kapama valfi ham su hattını keser ve cihaz durur. Musluk açılıp tank boşalmaya başlayınca basınç düşer, valf açılır, membran yeniden üretmeye koyulur. Tank ile membran arasındaki tek yönlü valf ise depolanan suyun membrana geri kaçmasını engeller. Pompalı cihazlarda aynı işi bir basınç şalteri yapar: tank dolunca pompayı durdurur, su çekildikçe tekrar çalıştırır.
Tankın hattaki yeri
Tezgah altı bir sistemde su önce tortu filtresinden, sonra karbon kademelerinden geçer, membrana girer ve arıtılmış su tanka basılır. Musluk açıldığında su tanktan çıkar ve musluğa gitmeden önce son bir karbon kademesinden geçer. Bu son kademe arıtma için değil, tankta bekleyen suyun tadını toparlamak içindir. Tank çıkışındaki karbonun yıllarca değişmemesi, "cihaz yeni ama suyun tadı düz" şikâyetinin sık sebeplerindendir.
Tankın boynunda küresel bir vana bulunur. Bakım, filtre değişimi ya da tank sökümünde önce bu vana kapatılır; aksi hâlde tank basıncı tüm hattı boşaltır. Bağlantı çoğunlukla 1/4 inç boru ile yapılır ve tankın kendi girişi ile hat arasında başka bir ara eleman yoktur — tank hattın ucunda pasif bir depodur, kendi başına hiçbir şeyi arıtmaz.
Şebeke basıncı yetmezse tank dolmaz
Membran, önündeki basınç ile arkasındaki tank basıncı arasındaki farkla çalışır. Tank doldukça arka basınç yükseldiği için üretim yavaşlar; giriş basıncı zaten düşükse tank hiçbir zaman gerçekten dolmaz. Musluktan az su gelmesinin sebebi bu durumda tank değil, basınçtır. Şebeke basıncının düşük olduğu üst katlarda ve deponun cazibeyle beslediği binalarda çözüm tank büyütmek değil, hatta bir arıtma pompası eklemektir.
Hangi tank hacmi seçilir?
Seçimi belirleyen üç şey vardır: bir seferde ne kadar su çektiğiniz, iki çekim arasında sistemin toparlanmak için ne kadar süresi olduğu ve tankın sığacağı yer. Etiketteki litre değeri bunların yalnızca ilkine kabaca cevap verir; sığdıramadığınız bir tank ne kadar büyük olursa olsun işe yaramaz.
| Tank | Tipik kullanım | Yerleşim | Ne zaman yetmez |
|---|---|---|---|
| 8 litre | 1-3 kişilik hane, tezgah altı standart depo | Evye dolabına dik ya da yatık sığar | Arka arkaya büyük demlik ve sürahi dolduruluyorsa |
| 12 litre | Kalabalık hane, yemek yapımında sürekli arıtılmış su kullanımı | Dolapta 8 litreye göre belirgin daha fazla yer ister | Ofis mutfağı gibi gün boyu kesintisiz çekim varsa |
| 40 litre | Kafe, ofis, küçük işletme; ticari cihaz arkası | Zemine dik oturur, dolap içine girmez | Tek seferde yüksek debi isteyen imalat hatlarında |
| 80 litre | Restoran, imalathane, yoğun ticari tüketim | Ayrı bir alan ve sağlam zemin gerekir | Sürekli akış istenen üretim hatlarında (deposuz kurgu gerekir) |
| FRP gövde tankı | Kum, karbon ve yumuşatma sistemlerinin gövdesi | Cihazın kendi yerinde, valfiyle birlikte | Depolama amacıyla kullanılamaz — farklı iştir |
Ev tipi kullanımda 8 litre ile 12 litre arasındaki tercihi belirleyen şey hane halkı sayısından çok çekim biçimidir. Suyu gün boyu bardak bardak kullanan bir evde küçük tank rahatsız etmez; çünkü tank her çekim arasında toparlanır. Buna karşılık akşam yemeği hazırlığında arka arkaya tencere, demlik ve sürahi dolduruluyorsa tank bir seferde boşalır ve sonrasında beklemek gerekir. Yeni bir cihaz alıyorsanız tank hacmi zaten kurguya dahildir: 8 litre tanklı pompalı sistem ile 12 litre tanklı sürüm arasındaki fark yalnızca depo büyüklüğüdür, arıtma kademeleri aynıdır.
Ticari ölçekte tank mı, depo mu?
40 ve 80 litrelik basınçlı tanklar ticari cihazların arkasında iki işi birden görür: hem hacim sağlar hem de çekiş anında basıncı korur. Buna karşılık büyük ölçekli sistemlerde arıtılmış su çoğunlukla basınçsız bir depoya alınır ve oradan ayrı bir pompayla hatta basılır. İki kurgunun mantığı farklıdır. Basınçlı tank basit ve elektriksizdir ama hacmi büyüdükçe fiyatı ve yer ihtiyacı hızla artar. Basınçsız depo ucuza çok hacim verir, buna karşılık pompa, şamandıra ve kontrol gerektirir. Günlük ihtiyacı birkaç yüz litreyi geçen işletmelerde ikinci kurgu daha akla yatkındır; ara ölçekte ise 80 litrelik tank tek başına yeter.
İki tank yan yana bağlanır mı?
Bağlanır. Aynı hatta paralel bağlanan iki tank tek bir büyük tank gibi davranır ve toplam hacim toplanır. Bunun tek şartı her iki tankın ön hava basıncının eşitlenmesidir; farklı ayarlanmış iki tank sırayla dolar, biri diğerine yük bindirir ve beklenen kazanç alınmaz. Var olan 8 litrelik tankın yanına ikinci bir tank eklemek, tek büyük tanka geçmenin dolap içinde yer bulunamayan durumlardaki pratik alternatifidir.
Ön hava basıncı: tankın en kritik ayarı
Bir su arıtma tankında ayarlanabilen tek şey vardır ve o da ön hava basıncıdır. Servis çağrılarının önemli bölümü arızalı cihazdan değil, yanlış ya da kaybolmuş ön basınçtan çıkar. Tankın alt ya da yan yüzünde bisiklet sibobuna benzeyen bir supap bulunur; ölçüm ve dolum bu noktadan yapılır.
Ölçüm boş tankta yapılır. Tank içinde su varken okunan değer tankın ön basıncını değil, o anki su basıncını gösterir ve yanıltır. Doğru sıra şudur: tankın boyun vanası kapatılır, arıtma musluğu açılıp tank tamamen boşaltılır, akış kesildikten sonra supaptan manometreli bir pompa ile ölçüm alınır. Boş tankta okunması gereken değer 0,5-0,7 bardır.
Basınç yüksek olursa ne olur?
Tank çok az su alır. Yüksek ön basınç diyaframı su tarafına doğru iter; su girmeye başladığı anda karşı basınç zaten yüksektir, cihazın otomatik kapama valfi erken devreye girer ve üretim durur. Kullanıcı tarafında bu şöyle görünür: musluk açıldığında akış güçlü başlar ama birkaç bardak sonra kesilir. Tank dışarıdan doludur, gerçekte içinde çok az su vardır.
Basınç düşük ya da sıfır olursa ne olur?
Tank fazlaca su alır ama itemez. Akış cılız gelir, tank tam boşalmaz ve dipte sürekli su kalır. Daha önemlisi, hava desteğini kaybeden diyafram gövde iç yüzeyine yapışıp gerilir; bu durum zarın ömrünü kısaltır. Ön basıncın yıllar içinde bir miktar düşmesi normaldir — supap ve kaynak bölgesinden çok yavaş bir kaçak her tankta görülür. Bu yüzden ölçüm bir arıza işlemi değil, yıllık rutin sayılmalıdır.
Basınç nasıl tamamlanır?
Eksik basınç, ayak pompası ya da küçük bir kompresörle supaptan doldurularak tamamlanır. Fazla basınç supabın iğnesine bastırılarak boşaltılır. İki işlem de tank boşken yapılır. Doldurma sırasında supaptan su gelmesi tek bir anlama gelir: diyafram delinmiştir ve su hava tarafına geçmiştir. Bu tank tamir edilmez, değiştirilir.
Nominal hacim ile kullanılabilir su neden farklıdır?
Etiketteki litre değeri tankın toplam iç hacmidir; suyla dolan bölmenin hacmi değil. İçeride her zaman bir hava yastığı bulunmak zorundadır — suyu iten kuvvet odur. Dolayısıyla bir tanktan alabileceğiniz su, etiket değerinin altındadır ve bu bir eksiklik değil, çalışma prensibinin gereğidir.
Gerçekte alınan su miktarı sabit de değildir; şu üçüne birden bağlıdır: ön hava basıncı, şebeke besleme basıncı ve musluğun hangi basınçta "bitti" saydığınız noktası. Genel bir yaklaşım olarak basınçlı tanklarda kullanılabilir su, etiket hacminin yarısı ile üçte ikisi arasında bir yere düşer. Ön basıncı doğru ayarlanmış bir tank bu aralığın üst ucuna, ayarı kaçmış bir tank alt ucunun da altına iner.
Bunun pratik sonucu şudur: iki tank arasında karar verirken etikete bakıp "iki katı su" diye düşünmek yanlıştır. Fark orantılıdır ama mutlak değerler beklenenden küçüktür. Aynı sebeple "tankım 8 litre ama 8 litre su alamıyorum" şikâyeti çoğu zaman arıza değil, tankın nasıl çalıştığının bilinmemesidir. Gerçek arıza, alınan suyun zaman içinde belirgin biçimde azalmasıdır.
Tank kapasitesi ile cihaz kapasitesi aynı şey değildir
Tank ne kadar su tuttuğunu belirler, cihaz ise o suyun ne kadar sürede yerine konduğunu. İkisi bağımsız kalemlerdir ve karıştırılmaları yanlış alışverişe yol açar.
Ev tipi membranlar günlük üretim kapasitesiyle anılır. Amerikan ölçüsüyle yazılan GPD değeri "günde galon" demektir; bir galon yaklaşık 3,8 litredir. Yani 50 GPD bir membran günde kabaca 190 litre üretebilir — ancak bu değer laboratuvar koşulundaki üst sınırdır. Soğuk su, düşük basınç ve yorulmuş membran bu üretimi belirgin biçimde düşürür.
Buradan çıkan kural nettir: büyük tank, yavaş cihazı hızlandırmaz. Tank boşaldıktan sonra dolma süresi tamamen membranın ve basıncın işidir. Sık sık tankı bitiriyorsanız iki ayrı sorunla karşı karşıya olabilirsiniz. Tank çabuk bitiyor ama makul sürede doluyorsa hacim küçüktür, tank büyütülür. Tank bir kere bittikten sonra saatlerce toparlanamıyorsa sorun depoda değildir; membranın yorulmuş ya da besleme basıncının yetersiz olması muhtemeldir.
Bu ayrımın uç noktası tanksız sistemlerdir. 300 GPD ve 500 GPD gibi yüksek kapasiteli membranlar, suyu depolamaya gerek kalmayacak hızda ürettiği için tanka ihtiyaç duymaz. Bu cihazlar dolap içinde yer kazandırır ve tankta bekleyen su sorununu ortadan kaldırır; buna karşılık daha yüksek basınç ve daha güçlü pompa isterler.
Gövde ve diyafram malzemesi
Basınçlı tankların çoğu çelik gövdelidir. Dış yüzey boyalıdır, iç yüzey ise suyla temas etmemesi için astarlanır; suyu tutan bölme aslında bu astar ile diyaframın arasındaki hacimdir. Diyaframlar bütil ya da benzeri esnek kauçuklardan üretilir, çünkü zar milyonlarca kez esneyecek ve gerilme sonrası eski biçimine dönecektir.
Çelik gövdenin zayıf noktası dış yüzeydir. Nemli dolapta, sifon damlatan bir evye altında ya da rutubetli bir depo odasında yıllar içinde pas başlar. Pas önce boyayı kabartır, ilerlediğinde et kalınlığını incelttiği için tankı basınç altında güvensiz hâle getirir. Kabaran boya ve tabanda kahverengi lekeler görülüyorsa tank ömrünü doldurmuştur.
Kompozit ve plastik gövdeli tanklar bu sorunu yaşamaz, daha hafiftir ve nemli ortamda uzun ömürlüdür. Buna karşılık aynı hacimde daha büyük yer kaplama eğilimindedirler. Nemli bir bodrumda ya da sürekli ıslanan bir tezgah altında kullanılacak tanklarda gövde malzemesi, birkaç yüz liralık fiyat farkından daha belirleyicidir.
FRP tank nedir?
FRP, cam elyaf takviyeli plastik demektir. Bu tanklarda içte gıdayla temasa uygun bir plastik iç gövde bulunur, dışına reçineyle cam elyaf sarılarak basınca dayanacak kabuk oluşturulur. Sonuç, çelik kadar basınca dayanan ama paslanmayan bir gövdedir. Sahada bu gövdeye çoğunlukla arıtma tüpü ya da kısaca tüp denir; katalogda gövde tankı adıyla geçer, ikisi aynı parçadır.
FRP tank su depolamaz. İçi kum, aktif karbon ya da yumuşatma reçinesi gibi bir filtre yatağıyla doldurulur; su üstten girer, yatağı boydan boya geçer ve dipteki süzgeçten toplanıp yükselen boruyla çıkar. Tankın üstündeki valf ters yıkama ve yenileme çevrimlerini yönetir. Yani FRP tank, filtre malzemesinin evidir.
Piyasada bu tanklar çap ve yükseklik ölçüsüyle anılır; 10x54 ya da 16x65 gibi yazımlar tankın inç cinsinden çapını ve yüksekliğini gösterir. Değiştirme yaparken sadece ölçü değil, üst boyun ağzının çapı ve mevcut valfin diş tipi de tutmalıdır; boyun uymazsa valf yeni tanka takılamaz. Gövde tankı alırken elinizdeki eski tankın etiketini okumak, ölçü tahmininden daha güvenlidir. Yeni bir yatak dolduruyorsanız reçine ve karbon ayrı kalemlerdir: yumuşatma reçinesi ve aktif karbon bölümlerinden ayrıca tedarik edilir.
Dik mi, yatık mı? Yerleşim kuralları
Tezgah altı tanklar hem dik hem de yan yatırılmış konumda çalışabilir; diyafram her iki durumda da görevini yapar. Kararı çoğunlukla dolabın geometrisi verir. Yine de birkaç kural yerleşimi bağlar.
- Vana erişilebilir olmalıdır. Tankın boyun vanası, dolabı boşaltmadan elin uzanabileceği bir noktaya bakmalıdır; bir sızıntı anında ilk kapatılacak şey odur.
- Boru zorlanmamalıdır. Tank vanasına bağlanan 1/4 inç boru keskin bir kıvrım yapıyorsa zamanla ezilir ve akışı kısar. Bu, "tankım dolu ama az su geliyor" durumunun gözden kaçan sebeplerindendir.
- Zemin kuru olmalıdır. Çelik gövdeli tank doğrudan ıslanan bir zemine oturmamalıdır; birkaç santimlik bir yükselti gövde ömrünü uzatır.
- Ağırlık hesaba katılmalıdır. Dolu bir tank boş hâlinin birkaç katı ağırlıktadır. 40 ve 80 litrelik tanklar raf üstüne değil, sağlam zemine yerleştirilir.
Su arıtma tankı neyi çözer, neyi çözmez?
Tank, hattın en çok suçlanan ama en az iş yapan parçasıdır. Sınırları net söylemek gerekir:
- Çözer: musluk açıldığında yeterli debiyle su gelmesini; membranın yavaş üretimi ile anlık tüketim arasındaki uyumsuzluğu; elektrik ve pompa olmadan hattı basınçlı tutmayı; arka arkaya gelen çekimlerde beklemeden su bulunmasını.
- Çözmez: tank suyun içeriğine hiçbir şekilde dokunmaz. Kireci, tortuyu, tadı, kokuyu, çözünmüş madde yükünü değiştirmez. Sudaki bir sorunun kaynağı ne ise çözüm de oradadır: tortu için sediment filtre, tat ve koku için karbon kademesi, çözünmüş yük için membran, kireç için yumuşatma sistemi.
- Çözmez: tank cihazın günlük üretim kapasitesini artırmaz. Yavaş dolan bir sistemde büyük tank sadece bekleme süresini uzatır.
- Çözmez: düşük şebeke basıncını telafi etmez. Basınç yetmiyorsa tank da dolmaz.
Kurulum
Tank değişimi hattın en basit işlerinden biridir ama sırası kaçırılırsa dolap sular altında kalır. Doğru sıra şöyledir: önce cihazın ham su girişi kapatılır, sonra arıtma musluğu açılıp hat ve tank tamamen boşaltılır. Su akışı durduktan sonra tankın boyun vanası kapatılır ve boru sökülür. Yeni tankın vanası takılırken diş bandı ince ve düzgün sarılır; aşırı bant boynu zorlar, eksik bant sızdırır.
Yeni tank bağlanmadan önce ön hava basıncı ölçülür. Kutudan çıkan her tankın ayarı doğru gelmiş sayılmaz; depoda uzun süre beklemiş tanklarda basınç düşmüş olabilir. Ölçüm iki dakikalık iştir ve sonradan yapılacak bir servis çağrısını baştan gereksiz kılar.
Bağlantı tamamlandıktan sonra hat açılır ve tankın ilk dolumu boşaltılır. İlk dolumda gelen su tankın iç yüzeyinden ve yeni borudan gelen tadı taşır; bir kez boşaltmak bu tadı alır. Ardından tank normal çalışmasına bırakılır.
Yedek parça ve sarf ürünlerinde montaj hizmeti verilmez; tank kategorisindeki ürünler bu kapsamdadır. Siteden verilen siparişlerde montaj fiyata dahil değildir. Cihaz kuruluma hazır gönderilir; montaj ve devreye alma servis bedeli karşılığında yapılır. Tesisat işçiliği ve tesisat malzemeleri müşteriye aittir. Tank tek başına alındığında keşif gerekmez. Yeni ve projelendirilen bir sistem kuruluyorsa durum farklıdır: o işlerde keşif yapılır ve sistem Aquapoint'ten alındığında keşif ile ölçüm ücretsizdir, yalnızca ölçüm raporu talep edilirse 2.000 TL'den başlayan bir bedel uygulanır. Endüstriyel kurulumlarda montaj ek ücretlidir ve tesisatın hazır olması şarttır.
Bakım ve işletme maliyeti
Tank, hattın sarf malzemesi olmayan tek parçasıdır. Filtreler ve membran takvimle değişir, tank ise arızalanana kadar yerinde kalır. Buna karşılık üç kalemlik küçük bir bakım listesi ömrünü belirgin biçimde uzatır.
- Yılda bir ön hava basıncı ölçümü. Tank boşken supaptan ölçülür, 0,5-0,7 bar dışında ise düzeltilir. Filtre değişimi zaten yılda bir yapıldığı için bu ölçüm aynı işe eklenir.
- Gövde ve bağlantı kontrolü. Tabanda pas, boyada kabarma, vana çevresinde kireçlenmiş damla izi aranır. Kuru bir damla izi bile yavaş sızıntının işaretidir.
- Uzun kapalı dönem sonrası tazeleme. Tank, hattın suyu günlerce bekletebilen tek parçasıdır; tatil ya da sezon kapanışı gibi kullanılmayan dönemlerin ardından içindeki suyun yenilenmesi gerekir.
İşletme maliyeti tarafında tankın kendisi bir gider kalemi değildir; asıl gider hattın diğer parçalarındadır. Tortu ve karbon filtreleri kullanım ve su kalitesine göre genelde altı ay ile bir yıl arasında, membran ise çok daha uzun aralıklarla değişir. Tank ancak arızalandığında masraf yaratır ve bu genellikle yıllarda bir kez olur.
Önemli bir not: bu kategorideki ürünler yedek parça sınıfındadır. Cihazlarımızda geçerli olan 2 yıllık garanti tanklar için geçerli değildir. Basınçlı tank ve FRP gövde tankı, kullanım koşullarına, ortam nemine ve hattaki basınca göre yıpranan parçalardır.
Tankın arızalandığı nasıl anlaşılır?
Tank arızaları birbirine benzeyen birkaç belirtiyle kendini gösterir. Şikâyeti doğru okumak, gereksiz parça değişimini önler.
Musluktan az su geliyor
En sık şikâyet budur ve suçlu her zaman tank değildir. Tankı suçlamadan önce elenmesi gereken üç kalem vardır. Birincisi musluk ucundaki elek: yıllar içinde kireçlenir ve akışı kısar, sökülüp temizlendiğinde sorun kapanır. İkincisi tank çıkışındaki son karbon kademesi: tıkandığında akışa gözle görülür direnç bindirir, hem debiyi hem tadı bozar. Üçüncüsü ezilmiş ya da keskin kıvrılmış boru: dolabın içinde gözden kaçar, tank dolu olduğu hâlde suyun geçişini daraltır.
Bu üçü elendikten sonra sıra tanktadır ve ayrım akışın karakterinden okunur: güçlü başlayıp erken kesilen akış hava tarafını, baştan sona cılız gelen akış ise itme gücünün kaybını işaret eder.
Cihaz sık sık kendi kendine çalışıyor
Pompalı sistemlerde pompanın hiç kimse su almadığı hâlde kısa aralıklarla devreye girmesi, tankın basınç tutamadığını gösterir. Diyafram delinmişse tank basıncı sürekli kaçar, basınç şalteri bunu tüketim sanıp pompayı çalıştırır. Bu durum hem elektrik hem de pompa ömrü açısından maliyetlidir ve tank değişimiyle biter.
Musluktan hava geliyor ya da su köpüklü akıyor
Delinen diyaframdan hava su tarafına geçer. Musluk açıldığında tıslama duyulur, su beyazımsı ve kabarcıklı akar, arada tükürerek gelir. Kesin doğrulama supaptadır: iğneye bastırıldığında hava yerine su geliyorsa zar yırtılmıştır.
Tank ağırlığı beklenenin dışında
Basit bir saha kontrolü: dolu olması gereken tank elle kaldırıldığında hafif geliyorsa içinde su yoktur, ön basınç yüksektir. Boşaltılmış olması gereken tank hâlâ ağırsa su tahliye olmuyordur; ya ön basınç sıfırdır ya da çıkış tıkalıdır.
Sık yapılan hatalar
- Ön basıncı tank doluyken ölçmek. Elde edilen sayı ön basınç değildir. Yanlış okumaya göre yapılan "düzeltme" tankı iyice bozar.
- Az su geliyor diye doğrudan tank değiştirmek. Değişimden önce iki dakikalık basınç ölçümü yapılmalıdır; şikâyetlerin önemli bölümü ayar düzeltmesiyle kapanır.
- Ön basıncı "biraz fazla olsun" diye yükseltmek. Sezgiye ters ama sonuç azalan su miktarıdır. Fazla hava, suya ayrılan hacmi doğrudan yer.
- Tankı sifon damlatan bir noktanın altına koymak. Çelik gövde nemde paslanır; birkaç yılda değişmesi gereken bir tank haline gelir.
- Tank değişince son karbon kademesini atlamak. Yeni tank takılıp eski çıkış karbonu yerinde bırakıldığında tat düzelmez, kullanıcı yeni tankı suçlar.
- Boyun vanasını kapatmadan boru sökmek. Tank basıncı hattı bir anda boşaltır; dolap ıslanır.
- FRP gövde tankını ölçüye bakmadan sipariş etmek. Çap ve yükseklik tutsa bile boyun ağzı uymazsa mevcut valf takılamaz.
- Tankı büyütüp cihazı olduğu gibi bırakmak. Yavaş bir sistemde büyük tank, dolma süresini uzatmaktan başka bir şey yapmaz.
Sık sorulan sorular
Su arıtma tankının ön basıncı kaç bar olmalı?
Tezgah altı arıtma tanklarında boş tankta 0,5-0,7 bar ölçülmesi beklenir. Kritik nokta ölçümün tank tamamen boşaltıldıktan sonra yapılmasıdır; içinde su varken alınan değer hat basıncını gösterir ve yanıltır. Ölçüm tankın supabından, manometreli bir pompayla yapılır. Değer düşükse ayak pompasıyla tamamlanır, yüksekse supabın iğnesine bastırılarak boşaltılır.
8 litrelik tanktan neden 8 litre su alamıyorum?
Etiketteki değer tankın toplam iç hacmidir. İçeride suyu iten bir hava yastığı bulunmak zorunda olduğu için kullanılabilir su her zaman bu değerin altındadır; genel olarak etiket hacminin yarısı ile üçte ikisi arasında bir miktar alınır. Bu bir arıza değil, çalışma prensibinin sonucudur. Gerçek sorun, alınan su miktarının zamanla belirgin şekilde azalmasıdır.
Tankı büyütürsem cihazım daha çok su üretir mi?
Hayır. Tank yalnızca depodur; üretim hızını membran, besleme basıncı ve suyun sıcaklığı belirler. Soğuk su membrandan daha zor geçer, bu yüzden kış aylarında aynı cihaz yazın olduğundan yavaş dolar — tank değişimiyle ilgisi yoktur. Büyük tank bir seferde daha fazla su almanızı sağlar, ama boşaldıktan sonra yeniden dolması da orantılı biçimde uzun sürer.
Eski tankımın yerine farklı hacimde tank takabilir miyim?
Takabilirsiniz. Tezgah altı tanklarda boyun vanası ve boru ölçüsü aynı standartta olduğu için 8 litrelik bir tankın yerine 12 litrelik takmak cihazda değişiklik gerektirmez; ön basınç aralığı da aynıdır. Değişen iki şey vardır: kapladığı yer ve boşaldıktan sonra dolma süresi. Yeni tankı bağlamadan önce ön hava basıncını ölçmeyi unutmayın.
Tank kaç yılda bir değişir?
Tank filtre gibi takvimli bir sarf değildir; arızalanana kadar kullanılır. Ömrünü belirleyen şey ortam nemi, gövde malzemesi ve ön basıncın doğru tutulmasıdır. Kuru bir dolapta doğru ayarla çalışan bir tank yıllarca sorunsuz gider. Nemli zeminde duran çelik gövdeli bir tank ise dış yüzeyden paslanarak çok daha erken elden çıkar.
Tanklar 2 yıl garantili mi?
Hayır. 2 yıllık garanti cihazlar için geçerlidir. Basınçlı tank ve FRP gövde tankı yedek parça grubundadır; kullanım koşullarına, hattaki basınca ve ortam nemine bağlı olarak yıpranır. Bu yüzden bu kategoride garanti taahhüdü verilmez. Ürünün ölçü ve uyum bilgisi için sipariş öncesinde mevcut tankınızın etiketini kontrol etmeniz önerilir.
Tank montajını siz yapıyor musunuz?
Yedek parça ve sarf ürünlerinde montaj hizmeti verilmiyor; tanklar bu gruptadır. Siteden verilen siparişlerde montaj fiyata dahil değildir. Yeni bir arıtma sistemi kurulumu farklıdır: ev tipi cihazlarda montaj servis bedeli karşılığında yapılır, endüstriyel kurulumlarda ise montaj ek ücretlidir ve tesisatın hazır olması gerekir.
12 litrelik tank her dolaba sığar mı?
Sığmayabilir. 12 litrelik tank 8 litreliğe göre hem daha uzun hem daha geniştir; evye sifonu, süzgeç borusu ve çöp kovasıyla çakışabilir. Sipariş öncesinde dolabın net iç yüksekliğini ve boş genişliğini ölçmek gerekir. Yer yetmiyorsa iki alternatif vardır: mevcut tankın yanına ikinci bir küçük tank eklemek ya da depo gerektirmeyen tanksız bir sisteme geçmek.
Tanksız sistemlerde tank hiç gerekmiyor mu?
Gerekmiyor. Tanksız cihazlar suyu depolamaya gerek bırakmayacak hızda üretir; musluk açık kaldığı sürece akış devam eder. Dolap içinde yer kazandırır ve tankta bekleyen su konusunu ortadan kaldırır. Karşılığında daha güçlü pompa ve daha yüksek besleme basıncı isterler; elektrik bağlantısı zorunludur.
FRP tank ile basınç tankı arasındaki fark nedir?
Basınç tankı arıtılmış suyu depolar ve hava yastığıyla iterek verir. FRP tank ise su depolamaz; içi kum, aktif karbon ya da yumuşatma reçinesiyle doldurulur ve suyun içinden geçtiği filtre yatağını taşır. Üstündeki valf ters yıkama çevrimlerini yönetir. İkisi hattın farklı noktalarında, farklı işler için bulunur ve birbirinin yerine kullanılamaz.
Basınçlı tank güvenli mi, patlama riski var mı?
Tanklar belirli bir çalışma basıncına göre üretilir ve konut hattındaki basınç bu değerin belirgin biçimde altında kalır. Asıl risk basıncın kendisi değil, gövdenin yıpranmasıdır: paslanarak inceldiği ya da darbe aldığı hâlde kullanılmaya devam edilen tank güvenli sayılmaz. Şebeke basıncının yüksek olduğu binalarda hattın girişine basınç düşürücü konulması hem tankı hem bağlantı borularını korur.
Ticari kullanımda 40 mı 80 litre mi?
Karar tüketimin gün içine nasıl dağıldığına bakar. Tüketim dengeliyse 40 litre, servis saatlerinde bir-iki saate sıkışıyorsa 80 litre daha uygundur. Gereğinden büyük tankın da bir bedeli vardır: sakin günlerde ve kapalı sezonda su tankta uzun süre bekler, tazeliğini kaybeder. Yaz-kış farkı büyük olan işletmelerde tankı en yoğun güne değil, ortalama güne göre seçmek daha iyi sonuç verir.
Uzun süre kullanılmayan tanktaki su ne olur?
Tankta haftalarca bekleyen su tazeliğini kaybeder ve tadı düzleşir. Uzun bir kapalı dönem sonrası yapılacak iş basittir: tank bir kez tamamen boşaltılır, yeniden dolması beklenir ve o dolum da kullanılmadan atılır. İkinci dolumdan sonra sistem normale döner. Bu sırada filtrelerin değişim zamanının geçip geçmediğini de kontrol etmek yerinde olur.
Tank fiyatları neye göre değişiyor?
Fiyatı belirleyen kalemler hacim, gövde malzemesi ve diyafram kalitesidir. Hacim büyüdükçe hem malzeme hem de basınca dayanım gereksinimi arttığı için fiyat orantıdan daha hızlı yükselir. FRP gövde tanklarında ise ölçü ve boyun ağzı belirleyicidir. Güncel fiyatlar ürün sayfalarında yazılıdır; hacim ve uyum konusunda emin değilseniz mevcut tankınızın etiket bilgisiyle bize ulaşabilirsiniz.




