Ultrafiltrasyon Sistemleri
Ürünler
Suyun mineral yapısını koruyarak askıda madde ve bulanıklığı gideren UF membran sistemleri.
Ultrafiltrasyon sistemi, suyu kimyasal bir tepkimeyle değil, boyut farkıyla ayırır. Gözenek çapı kabaca 0,01 ile 0,1 mikron aralığında olan membranlar, kendilerinden büyük her şeyi geçirmez; çözünmüş iyonları ise geçirir. Bu tek cümle, ultrafiltrasyonun hem gücünü hem sınırını anlatır: bulanıklık, askıda katı madde, kil ve silt kolloidleri, demir oksit flokları ve büyük organik moleküller membranın besleme tarafında kalır, kalsiyum, magnezyum, sodyum, bikarbonat gibi çözünmüş mineraller süzüntüyle birlikte geçer.
Bu yüzden ultrafiltrasyon, mineral kaybı istenmeyen kullanımlarda ters ozmoza göre farklı bir yere oturur. Su berraklaşır, partikül yükü düşer, ama suyun iletkenliği ve mineral dengesi büyük ölçüde girişteki gibi kalır. Ayrıca UF, ters ozmoz gibi yüksek basınç istemez; birkaç barlık fark çoğu kurulumda yeterlidir ve ölü uçlu çalışan düzenlerde sürekli bir atık su akışı da yoktur.
Katalogda bu kategoride tek bir ünite var: Ultrafiltrasyon (UF) Su Arıtma Sistemi. Fiyatı sabit liste üzerinden değil, teklifle belirlenir; çünkü ünite su analizine ve günlük ihtiyaca göre yapılandırılır. Aşağıda teknolojinin nasıl çalıştığını, hangi durumda doğru, hangi durumda yanlış seçim olduğunu ve ters ozmozla farkını ayrıntılı anlattık.
Ultrafiltrasyon nasıl çalışır?
Ultrafiltrasyon bir elek işlemidir. Membranın yüzeyinde gerçek gözenekler vardır ve ayrım tamamen fiziksel boyuta dayanır: gözenekten küçük olan geçer, büyük olan kalır. Bu, ters ozmozun çalışma biçiminden temelden farklıdır. Ters ozmoz membranı gözeneksiz, yoğun bir film tabakasıdır; su molekülü bu filmin içinde çözünüp karşı tarafa difüzyonla geçer, tuz iyonları büyük ölçüde geride bırakılır. Ultrafiltrasyonda böyle bir moleküler seçicilik yoktur, bu yüzden tuzu ve sertliği tutmaz.
İşlemi süren güç basınç farkıdır. Membranın besleme tarafı ile süzüntü tarafı arasındaki fark transmembran basınç olarak adlandırılır. Ultrafiltrasyonda bu fark tipik olarak birkaç bar mertebesindedir; ters ozmozda şebeke suyu için 8-15 bar, deniz suyunda çok daha yükseği gerekir. Düşük basınç, doğrudan düşük pompa gücü ve düşük elektrik tüketimi demektir.
Gözenek boyutu ne anlama geliyor?
Filtrasyon teknolojileri gözenek büyüklüğüne göre bir sıra oluşturur. Kartuş tipi tortu filtreleri mikron mertebesinde çalışır ve kum, pas, tortu gibi gözle görülebilir kirliliği tutar. Mikrofiltrasyon bunun bir basamak altındadır. Ultrafiltrasyon 0,01-0,1 mikron aralığında yer alır. Nanofiltrasyon daha da aşağıda, iki değerlikli iyonları kısmen tutabilecek kadar sıkıdır. Ters ozmoz ise iyonik düzeyde ayrım yapar.
Membran sektöründe ultrafiltrasyon için gözenek çapı yerine sık sık moleküler ağırlık kesme sınırı kullanılır ve Dalton cinsinden verilir. Bu değer, membranın belli bir moleküler ağırlığın üzerindeki yapıları tutabildiğini anlatır. Ultrafiltrasyon membranları genellikle on binlerce Dalton aralığında anılır; yani protein ve polisakkarit gibi makromoleküller tutulur, tuz molekülleri geçer.
İçi boş elyaf yapısı
Ultrafiltrasyon membranları çoğunlukla içi boş elyaf biçiminde üretilir. Bir gövdenin içine binlerce ince, içi boş boru yerleştirilir; her elyafın duvarı gözenekli membran tabakasıdır. Bu geometri, küçük bir hacme çok büyük filtreleme yüzeyi sığdırır. Elyaf malzemesi genellikle PVDF, polietersülfon ya da polisülfon gibi polimerlerdir. Bu polimerlerin ortak özelliği, ters ozmozda kullanılan poliamid filme göre serbest klora belirgin biçimde daha dayanıklı olmalarıdır; bu, hem işletme hem temizlik açısından işi kolaylaştırır.
Akış iki yönde kurulabilir. İçten dışa düzende su elyafın lümeninden girer, duvardan geçerek dışarı süzülür; kirlilik lümen içinde birikir ve geri yıkamayla kolayca atılır. Dıştan içe düzende su elyafların dışından gelir, içeriden toplanır; bu yön daha yüksek askıda katı yüküne tolerans gösterir ama temizliği biraz daha zahmetlidir. Hangisinin uygun olduğunu besleme suyunun kirlilik yükü belirler.
Ölü uçlu ve çapraz akışlı çalışma
Ultrafiltrasyon iki farklı akış rejiminde işletilebilir ve bu seçim su tüketimini doğrudan etkiler.
- Ölü uçlu (tam akış): gelen suyun tamamı membrandan geçirilir, sürekli bir konsantre akışı yoktur. Tutulan madde membran yüzeyinde birikir ve belirli aralıklarla geri yıkamayla atılır. Su geri kazanımı yüksektir; bu yüzden düşük ve orta kirlilikteki sularda tercih edilir.
- Çapraz akışlı: su membran yüzeyine paralel akar, bir bölümü süzüntüye dönüşür, kalanı yüzeyi süpürerek devam eder. Yüzeyde kek oluşumunu geciktirir, ağır kirlilikte kararlı çalışır; karşılığında sürkülasyon için daha fazla enerji ister.
Membran yüzeyinde biriken tabaka zamanla akıyı düşürür. Buna tıkanma denir ve dört ana biçimi vardır: partikül keki, organik maddenin yüzeye tutunması, biyolojik film oluşumu ve inorganik kabuklaşma. Ölçülebilir belirtisi bellidir: aynı debiyi vermek için gereken basınç yükselir ya da aynı basınçta alınan debi düşer. Bir ultrafiltrasyon sisteminin sağlığını takip etmenin en pratik yolu, giriş-çıkış basınç farkını ve debiyi kayıt altına almaktır.
Ultrafiltrasyon sistemi nasıl seçilir?
Seçimi belirleyen kalemler pazarlama başlıkları değil, ölçülebilir dört veridir: pik debi, besleme suyunun kirlilik profili, giriş basıncı ve sistemin ne için kurulduğu. Bunlardan biri eksikse boyutlandırma tahmine dönüşür.
Debi konusunda en sık yapılan hata ortalamaya göre hesap yapmaktır. Bir otelde sabah duş saatinde çekilen debi, günlük ortalamanın kat kat üzerindedir. Ultrafiltrasyon ünitesi pik debiye göre boyutlandırılmazsa o saatlerde basınç düşer ve şikâyet doğrudan musluğa yansır. Aynı biçimde geri yıkama sırasında hattın ne olacağı da baştan planlanmalıdır: kesinti kabul edilmeyen yerlerde ya süzüntü deposu ya da paralel iki ünite gerekir.
Kirlilik profili için bakılacak başlıklar bulanıklık, askıda katı madde, demir ve mangan içeriği, organik madde yükü ve suyun mevsimsel değişkenliğidir. Yüzey suyu ve kuyu suyu bu açıdan şebeke suyundan tamamen ayrı ligdedir; yağmurdan sonra bulanıklığı on kat artan bir kaynak, sabit debiyle çalışan bir üniteyi zorlar.
| Kullanım durumu | Öne çıkan sorun | Ultrafiltrasyonun rolü | Yanında gereken kademe |
|---|---|---|---|
| Kuyu ve artezyen suyu | Bulanıklık, kolloid, demir flokları | Partikül yükünü keser | Ön oksidasyon ve demir-mangan giderme |
| Yüzey suyu (gölet, dere, depo) | Mevsimsel bulanıklık, organik yük | Ana ayırma kademesi | Kaba tortu filtresi, gerekirse kum filtresi |
| Ters ozmoz beslemesi | Membranı tıkayan askıda yük | Ön arıtım | Aktif karbon ve ters ozmoz ünitesi |
| Şebeke suyunda berraklık sorunu | Hat kaynaklı tortu, pas, bulanıklık | Son kademe bariyer | Tortu filtresi ön kademe olarak |
| Sertliği yüksek su | Kireç, taşlaşma | Katkısı yok | Su yumuşatma sistemi |
| Tuzluluğu yüksek su | Yüksek iletkenlik, tuzlu tat | Katkısı yok | Ters ozmoz ya da saf su sistemi |
Giriş basıncı üçüncü belirleyicidir. Ultrafiltrasyon düşük basınçla çalışsa da sıfır basınçla çalışmaz; besleme basıncı yetersizse önüne bir besleme pompası konur. Soğuk mevsimde suyun akmaya karşı direnci artar, bu yüzden kışın aynı debiyi almak için biraz daha yüksek basınç gerekir. Sınırda boyutlandırılmış bir ünite bu farkı ocak ayında hissettirir.
Dördüncü ve çoğu zaman atlanan soru, sistemin niçin kurulduğudur. Amaç bir ters ozmoz hattını korumaksa ultrafiltrasyon bir ön arıtım kademesidir ve süzüntü kalitesi kararlılığıyla ölçülür. Amaç doğrudan kullanım suyunu berraklaştırmaksa ünite hattın son bariyeridir ve süzüntü bulanıklığı sürekli izlenmelidir.
Ultrafiltrasyon mu, ters ozmoz mu?
Bu kategoriye gelen soruların çoğu aslında bu tek karara indirgenir. İki teknoloji birbirinin rakibi değil, farklı işleri yapan iki ayrı araçtır. Ayrımı belirleyen soru şudur: giderilmek istenen şey suda asılı mı duruyor, yoksa çözünmüş mü?
Asılı duran her şey ultrafiltrasyonun işidir: bulanıklık, tortu, kolloid, kil, demir oksit tanecikleri, büyük organik yapılar. Çözünmüş olan her şey ise ultrafiltrasyondan geçer: sertlik, tuz, nitrat, sülfat, sodyum, klorür, ağır metal iyonları. Bu kalemler hedefteyse ultrafiltrasyon değil ters ozmoz gerekir.
| Karşılaştırma | Ultrafiltrasyon (UF) | Nanofiltrasyon (NF) | Ters ozmoz (RO) |
|---|---|---|---|
| Ayırma biçimi | Boyuta göre elek | Boyut ve yük etkisi birlikte | Yoğun filmde çözünme-difüzyon |
| Tuttuğu kalemler | Askıda katı, kolloid, bulanıklık, makromolekül | Bunlara ek olarak iki değerlikli iyonların önemli bölümü | Bunlara ek olarak tek değerlikli iyonların büyük bölümü |
| Mineral | Büyük ölçüde korunur | Kısmen düşer | Belirgin biçimde düşer |
| Çalışma basıncı | Düşük | Orta | Yüksek |
| Atık su | Ölü uçlu düzende sürekli atık yok; geri yıkama suyu var | Konsantre akışı var | Sürekli konsantre akışı var |
| Suyun iletkenliği | Neredeyse değişmez | Düşer | Çok düşer |
| Tipik kullanım | Berraklaştırma, ön arıtım | Renk ve sertlik ağırlıklı sular | İçme suyu arıtımı, proses ve saf su |
Tablodaki en pratik satır iletkenlik satırıdır. Bir ultrafiltrasyon ünitesinin çıkışında iletkenlik ölçtüğünüzde girişle aynı değeri görürsünüz. Bu bir arıza belirtisi değildir, teknolojinin tanımıdır. Ters ozmozda ise iletkenlik farkı doğrudan performans göstergesidir. İki sistemi aynı ölçüm aletiyle değerlendirmeye çalışmak, bu kategoride en sık karşılaşılan yanlış anlamadır.
Mineralin korunması ne işe yarar?
Ters ozmoz süzüntüsü, tanımı gereği mineralce fakirdir. Birçok kullanımda bu istenen sonuçtur; kazan besleme suyunda, laboratuvar suyunda, buhar üretiminde mineral zaten sorun kaynağıdır. Ama bazı kullanımlarda tam tersi geçerlidir. Suyun tadı mineral içeriğiyle şekillenir; içecek üretiminde, bazı gıda hatlarında ve tarımsal sulamada mineral dengesinin korunması istenir. Mineralsiz su ayrıca metal boru hatlarına karşı daha aşındırıcı davranır, bu yüzden ters ozmoz sonrası hatlarda malzeme seçimi daha dikkat ister.
Ultrafiltrasyon bu noktada araya girer: suyu berraklaştırır, partikül yükünü keser, ama iletkenliği ve mineral profilini büyük ölçüde olduğu gibi bırakır. Kararın özü basit — mineralin kalması sizin için bir kazançsa UF, bir sorunsa RO doğru seçimdir.
Ters ozmozun önünde ön arıtım olarak ultrafiltrasyon
Ultrafiltrasyonun sanayide en yaygın kullanımı, aslında tek başına kullanılması değil, ters ozmoz hattının önüne konmasıdır. Ters ozmoz membranları askıda katı maddeye ve kolloide karşı hassastır; besleme suyu kirliyse membran yüzeyinde kek oluşur, basınç yükselir, geri kazanım düşer ve membranın ömrü kısalır.
Membran üreticileri bu riski ölçmek için besleme suyunun tıkama eğilimine bakar; sektörde bunun için kullanılan indeks, belli bir süzme testinde suyun ne kadar hızlı tıkadığını sayısallaştırır. Klasik ön arıtım hattı, yani kum filtresi ve kartuş filtre kombinasyonu, bu değeri mevsimsel dalgalanmalarda sabit tutmakta zorlanır. Ultrafiltrasyon ise fiziksel bir bariyer olduğu için giriş bulanıklığı değişse bile çıkışta çok daha kararlı bir su verir.
Bunun pratik karşılığı şudur: ters ozmoz hattının kimyasal temizlik sıklığı azalır, membran değişim aralığı uzar, sistem daha az duruşla çalışır. Yatırım kararında ultrafiltrasyon ünitesinin maliyeti, kazanılan membran ömrü ve azalan duruş süresiyle birlikte değerlendirilmelidir. Özellikle endüstriyel ters ozmoz sistemlerinde ve saf su hatlarında bu hesap çoğu zaman ön arıtım lehine çıkar.
Nerede kullanılır?
Ultrafiltrasyon sistemi, besleme suyu bulanık ya da askıda madde yüklü olan hemen her yerde işe yarar. Sahada en sık karşılaşılan kullanım alanları şunlardır:
- Kuyu ve artezyen suları: özellikle havalandırma ya da oksidasyon sonrası oluşan demir floklarını tutmak için. Ayrıntılı hat kurgusu kuyu suyu çözüm sayfamızda anlatılıyor.
- Yüzey suyu kullanan tesisler: gölet, dere ya da açık depo suyu kullanan işletmelerde mevsimsel bulanıklığa karşı kararlı bir bariyer.
- Gıda ve içecek üretimi: proses suyunun berraklığının önemli olduğu, mineral kaybının ise istenmediği hatlarda. Gıda ve içecek çözümleri bölümünde kullanım örnekleri var.
- Otel, site ve toplu kullanım binaları: hat kaynaklı tortunun ve bulanıklığın giriş noktasında kesilmesi için. Otel ve turizm ile apartman ve site çözümleri sayfalarında bina ölçeğindeki kurulum koşulları anlatılıyor.
- Ters ozmoz ve saf su hatlarının önü: yukarıda anlatılan ön arıtım rolü.
- Proses suyunun yeniden kullanımı: soğutma suyu ya da yıkama suyu gibi akışların askıda madde yükünden arındırılıp tekrar devreye alınması.
Neyi çözer, neyi çözmez?
Bu başlığı net yazmak, kategori sayfasının en önemli işi. Ultrafiltrasyon çok işe yarayan ama sınırları da çok belirgin olan bir teknolojidir.
- Çözer: bulanıklık, askıda katı madde, kum ve silt kalıntısı, kil kolloidleri, oksitlenmiş demir ve mangan tanecikleri, büyük organik moleküller, hat kaynaklı pas ve tortu, ters ozmoz membranını tıkayan yük.
- Çözmez: sertlik ve kireç sorunu (bunun için yumuşatma gerekir), tuzluluk ve yüksek iletkenlik, nitrat, sülfat, klorür, çözünmüş halde bulunan metal iyonları, klor kokusu ve tadı (bunun için aktif karbon kademesi gerekir), çözünmüş organik bileşiklerin bir bölümü.
Bir başka dürüst sınır: ultrafiltrasyon bir fiziksel ayırma kademesidir. Suyun içilebilir olup olmadığına dair bir sonucu tek başına bir filtre kademesi vermez; bu değerlendirme akredite laboratuvar analiziyle yapılır. Kuyu ve yüzey suyu gibi kaynaklarda hat kurgusu her zaman analiz raporuyla başlar, ürün seçimiyle değil.
Üçüncü sınır, çözünmüş demir ve manganla ilgilidir. Bu iki kalem suda çözünmüş haldeyken ultrafiltrasyondan geçer; ancak havayla temas edip oksitlendiğinde katı parçacığa dönüşür ve o zaman tutulur. Bu yüzden demirli kuyu sularında doğru sıra önce oksidasyon ve giderme kademesi, sonra ultrafiltrasyondur. Sıra ters kurulursa membran, kendi içinde oksitlenen demirle sürekli tıkanır.
Kurulum
Ultrafiltrasyon ünitesi, korunması istenen noktanın öncesine bağlanır. Bina girişinde kuruluyorsa ana su hattına, ters ozmozun önünde kuruluyorsa RO besleme pompasının öncesine, proses hattında kuruluyorsa kullanım noktasından önceki toplama hattına girer. Önüne mutlaka kaba bir tortu filtresi konur; iri kum ve pas parçacıklarının doğrudan membrana ulaşması membranın en hızlı yıpranma yoludur.
Kurulum yerinde bulunması gereken üç şey vardır: yeterli giriş basıncı ya da besleme pompası, geri yıkama suyunu tahliye edebilecek bir drenaj hattı ve ünitenin etrafında bakım için boşluk. Membran gövdesinin sökülüp takılabilmesi, gövde boyunca bir eksen boşluğu ister; bu düşünülmeden konumlandırılan sistemlerde ilk bakımda duvar kırma işi çıkar. Geri yıkamanın süzüntü suyuyla yapıldığı düzenlerde ayrıca küçük bir süzüntü deposu gerekir.
Ölçüm tarafında en az iki manometre (giriş ve çıkış) ve bir debimetre bulunmalıdır. Bu üç değer olmadan sistemin tıkanıp tıkanmadığını anlamanın yolu yoktur.
Siteden verilen siparişlerde montaj fiyata dahil değildir. Cihaz kuruluma hazır gönderilir; montaj ve devreye alma servis bedeli karşılığında yapılır. Tesisat işçiliği ve tesisat malzemeleri müşteriye aittir. Ev tipi cihazlarda montaj servis bedeli karşılığında yapılır; cihazı kendiniz bağladıysanız ayar aşamasında görüntülü aramayla ücretsiz yönlendiriyoruz. Endüstriyel kurulumlarda montaj ek ücrete tabidir ve tesisatın hazır olması şarttır; tesisat hazırlığı ayrı bir iştir. Sistem Aquapoint'ten alındığında keşif ve ölçüm ücretsizdir; yalnızca ölçüm raporu talep edilirse 2.000 TL'den başlar.
Bakım ve işletme maliyeti
Ultrafiltrasyonun işletme maliyeti üç kalemden oluşur: geri yıkama suyu, kimyasal temizlik ve membranın kendisi.
Geri yıkama
Geri yıkama, akış yönünün kısa süreliğine tersine çevrilerek membran yüzeyinde biriken tabakanın atılmasıdır. Genellikle dakikadan kısa sürer ve otomatik valfle yönetilir. Tetikleme iki şekilde ayarlanabilir: sabit zaman aralığıyla ya da giriş-çıkış basınç farkı belli bir eşiği aştığında. Kirlilik yükü değişken olan sularda basınç farkına göre tetikleme daha ekonomiktir; temiz beslemede gereksiz döngüye girmez. Geri yıkamada harcanan su, üretilen süzüntünün küçük bir yüzdesidir ve ters ozmozun sürekli konsantre akışıyla karşılaştırılamayacak kadar azdır.
Kimyasal temizlik
Geri yıkama, yüzeye tutunmuş organik maddeyi ve oluşmuş kabuğu tam olarak kaldıramaz. Bu yüzden belirli aralıklarla kimyasal temizlik yapılır. Organik ve biyolojik kaynaklı kirlilik için alkali çözelti, inorganik kabuklaşma için sitrik asit gibi asidik çözelti kullanılır. Aralık besleme suyuna göre değişir: temiz şebeke suyunda seyrek, yüzey suyunda çok daha sık. Doğru zamanı takvim değil, kayıt belirler — basınç farkı ilk günkü değerin belirgin biçimde üzerine çıktığında temizlik zamanı gelmiştir.
Membran ömrü
Membran bir sarf malzemesidir. Ömrünü besleme suyunun kalitesi, temizliğin düzenli yapılıp yapılmadığı ve suyun serbest klor içeriği belirler. Düzenli bakımla yıllarla ölçülen bir ömür beklenir; bakımı ihmal edilen bir membran ise geri dönüşsüz tıkanır ve temizlikle eski akıya dönmez. Değişim kararının göstergesi bellidir: kimyasal temizlik sonrası akı eski değerine yaklaşmıyorsa membran yorulmuştur.
Cihazlarımız 2 yıl garantilidir. Membran, kartuş ve temizlik kimyasalı gibi kullanıma bağlı olarak tükenen kalemler garanti kapsamı dışındadır.
Sık yapılan hatalar
- Ultrafiltrasyonu kireç çözümü sanmak. Sertlik çözünmüş haldedir ve membrandan geçer. Kireç şikâyeti varsa doğru cihaz yumuşatma sistemidir; ultrafiltrasyon bu sorunu ne azaltır ne artırır.
- Ön tortu filtresi koymamak. Kaba parçacıkların doğrudan elyaflara ulaşması hem tıkanmayı hızlandırır hem mekanik hasar riski yaratır. Ön filtre, membrana göre çok ucuz bir sigortadır.
- Ortalama debiye göre boyutlandırmak. Sistem, günün en yoğun saatindeki çekişe göre seçilmelidir; ortalamayla yapılan hesap sabah ve akşam basınç düşmesi olarak geri döner.
- Geri yıkama drenajını ve süzüntü deposunu unutmak. Ünite alındıktan sonra drenaj hattı çekmek, çoğu zaman ünitenin yerini değiştirmek anlamına gelir.
- Basınç farkını kaydetmemek. Manometresiz çalışan bir sistemde tıkanma ancak debi gözle görülür şekilde düştüğünde fark edilir; o noktada temizlik çoğu zaman geç kalmıştır.
- Demirli suyu doğrudan membrana vermek. Çözünmüş demir membranın içinde oksitlenip yüzeyi kaplar; ön oksidasyon ve giderme kademesi atlanırsa temizlik aralığı hızla kısalır.
- Sistemi iletkenlikle değerlendirmek. Çıkışta iletkenliğin düşmemesi arıza değildir. Ultrafiltrasyonun doğru göstergesi bulanıklık ve basınç farkıdır.
- Uzun duruşlarda üniteyi su dolu bırakmak. Durgun su membran yüzeyinde biyolojik film oluşumunu hızlandırır. Uzun süre devre dışı kalacak sistemler için üreticinin saklama yöntemi uygulanmalıdır.
- Süzüntüde bulanıklık artışını görmezden gelmek. Bu, elyaf bütünlüğünün bozulduğunun ilk işaretidir ve beklendikçe sorun büyür.
Sık sorulan sorular
Ultrafiltrasyon suyun mineralini alır mı?
Almaz. Ultrafiltrasyon membranının gözenekleri, çözünmüş mineral iyonlarına göre çok büyüktür; kalsiyum, magnezyum, sodyum ve bikarbonat gibi kalemler süzüntüyle birlikte geçer. Bu, ters ozmozla arasındaki en belirgin farktır. Çıkışta ölçülen iletkenlik girişle hemen hemen aynı kalır. Mineral içeriğinin korunması istenen kullanımlarda bu bir avantajdır; tuzluluk ya da yüksek iletkenlik giderilmek isteniyorsa ultrafiltrasyon doğru araç değildir.
Ultrafiltrasyon sistemi atık su üretir mi?
Ölü uçlu çalışan düzende sürekli bir atık su akışı yoktur; gelen suyun tamamı membrandan geçirilir. Tek su tüketimi geri yıkamada olur ve bu, üretilen suyun küçük bir yüzdesidir. Çapraz akışlı düzende ise yüzeyi süpüren bir konsantre akışı bulunur. Her iki durumda da su kaybı, sürekli konsantre atan bir ters ozmoz ünitesine göre belirgin biçimde düşüktür.
Ultrafiltrasyon mu ters ozmoz mu seçmeliyim?
Karar, gidermek istediğiniz şeyin suda asılı mı yoksa çözünmüş mü olduğuna bakar. Bulanıklık, tortu, kolloid ve askıda madde sorunuysa ultrafiltrasyon yeterlidir ve mineral kaybı olmaz. Tuzluluk, yüksek iletkenlik, nitrat ya da çözünmüş metal iyonları hedefteyse ters ozmoz gerekir. Su analizi olmadan bu karar tahmine dayanır; rapor iki dakikada hangi teknolojinin gerektiğini gösterir.
Ultrafiltrasyon kireç ve sertliği giderir mi?
Gidermez. Sertliği oluşturan kalsiyum ve magnezyum çözünmüş iyonlardır ve ultrafiltrasyon membranından serbestçe geçer. Kombide, rezistansta ve tesisatta taşlaşma şikâyeti varsa çözüm iyon değiştirme esasına dayanan su yumuşatma sistemidir. İki cihaz aynı hatta birlikte de kullanılabilir; biri partikülü, diğeri sertliği hedefler ve işleri çakışmaz.
Ultrafiltrasyondan önce filtre gerekir mi?
Gerekir. Membranın önünde en az bir kaba tortu kademesi bulunmalıdır; iri kum, pas ve tortu parçacıkları doğrudan elyaflara ulaşırsa hem tıkanma hızlanır hem mekanik hasar riski doğar. Besleme suyunda demir, mangan ya da yoğun organik yük varsa ön kademe daha kapsamlı kurulur. Tortu filtresi membranla karşılaştırıldığında düşük maliyetli bir koruma kalemidir.
Membran ne kadar dayanır, ne zaman değişir?
Membran ömrü besleme suyunun kalitesine, temizliğin düzenli yapılmasına ve suyun serbest klor içeriğine bağlıdır; sabit bir süre vermek doğru olmaz. Değişim kararının nesnel göstergesi şudur: kimyasal temizlik yapıldığı halde aynı basınçta alınan debi ilk günkü değerine yaklaşmıyorsa membran yorulmuştur. Basınç farkı ve debi kayıtları tutulan sistemlerde bu an açıkça görülür.
Ultrafiltrasyon çıkışındaki su doğrudan içilebilir mi?
Bu sorunun cevabı cihazdan değil, kaynak suyunun analizinden çıkar. Ultrafiltrasyon fiziksel bir ayırma kademesidir; askıda maddeyi ve bulanıklığı keser, çözünmüş kalemlere dokunmaz. Suyun içilebilirlik değerlendirmesi akredite laboratuvar raporuyla yapılır. Kuyu ve yüzey suyu gibi kaynaklarda hat kurgusuna analizle başlanır; gerektiğinde ultrafiltrasyonun ardına ters ozmoz ya da ultraviyole arıtım ünitesi gibi ek kademeler eklenir.
Çalışması için ne kadar basınç gerekir?
Ultrafiltrasyon düşük basınçla çalışan bir yöntemdir; membranın iki tarafı arasındaki birkaç barlık fark çoğu kurulumda yeterlidir. Bu, ters ozmozun ihtiyaç duyduğu basıncın oldukça altındadır ve pompa gücünü düşürür. Şebeke basıncı zayıfsa ya da hat uzunsa öne bir besleme pompası konur. Soğuk mevsimde aynı debiyi almak için biraz daha yüksek basınç gerekeceği de boyutlandırmada hesaba katılmalıdır.
Geri yıkama hangi suyla yapılmalı?
Yıkamanın süzülmüş suyla yapılması tercih edilir; ham suyla yapılan yıkama, atılmak istenen kirliliğin bir bölümünü membran yüzeyine geri taşır. Bunun için küçük bir süzüntü deposu ve yıkama pompası kurulur. Bu ayrıntı çoğu zaman kurulumdan sonra fark edilir, oysa depo yeri baştan planlanmazsa sonradan yer bulmak zor olur. Yıkama suyunun tahliyesi için ayrıca bir drenaj hattı gerekir.
Süzüntüde bulanıklık görüyorum, sebebi ne olabilir?
Sağlam çalışan bir ultrafiltrasyon ünitesinin çıkışında bulanıklık beklenmez. Çıkışta bulanıklık görülmesi çoğunlukla elyaf bütünlüğünün bozulduğunu, yani bir ya da birkaç elyafın hasar gördüğünü gösterir. Diğer olasılıklar contaların sızdırması ve geri yıkama valfinin tam kapanmamasıdır. Bu belirti ertelenmemeli; hasarlı elyaf tespit edilip kapatılmadıkça sistemin işlevi ortadan kalkar.
Fiyat neye göre belirleniyor?
Bu kategorideki ünitenin fiyatı teklifle belirlenir; sistem su analizine ve günlük ihtiyaca göre yapılandırılır. Fiyatı belirleyen kalemler tasarım debisi, membran yüzey alanı ve modül sayısı, gövde malzemesi, geri yıkama otomasyonunun tipi ve besleme pompasının gerekip gerekmediğidir. Hazır bir liste fiyatı vermek yerine, analiz sonucu ve pik debi bilgisiyle birlikte yapılandırılmış bir teklif hazırlanır.
Kurulum ve keşif fiyata dahil mi?
Siteden verilen siparişlerde montaj dahil değildir. Ev tipi cihazlarda montaj servis bedeli karşılığında yapılır; cihazı kendiniz bağladıysanız ayar aşamasında görüntülü aramayla ücretsiz yönlendiriyoruz. Endüstriyel kurulumlarda montaj ek ücrete tabidir ve tesisatın kuruluma hazır olması gerekir. Sistem Aquapoint'ten alındığında keşif ve ölçüm ücretsizdir; yalnızca ölçüm raporu talep edilirse 2.000 TL'den başlar ve tutar keşif öncesinde yazılı olarak bildirilir.
Garanti kapsamı nedir?
Cihazlarımız 2 yıl garantilidir. Bu kapsam ünitenin gövdesini, valflerini ve otomasyon donanımını kapsar. Membran modülü, ön filtre kartuşları ve temizlik kimyasalları kullanıma bağlı olarak tükenen kalemler olduğu için garanti dışındadır; bunların değişim aralığı besleme suyunun kalitesine ve bakımın düzenine göre değişir.
Kuyu suyunda ultrafiltrasyon tek başına yeterli mi?
Genellikle yeterli olmaz. Kuyu suyunda sorun çoğu zaman tek başına bulanıklık değildir; çözünmüş demir ve mangan, sertlik ve yüksek iletkenlik de tabloya girer. Ultrafiltrasyon bunlardan yalnız oksitlenmiş, katı hale gelmiş parçacıkları tutar. Doğru sıra genellikle önce oksidasyon ve giderme, sonra ultrafiltrasyon, gerekiyorsa yumuşatma ya da ters ozmozdur. Kuyu suyu arıtma sistemi bu kademelerin analiz sonucuna göre bir araya getirilmesiyle kurulur.
